Meme Ağrısı (Mastalji)
Kadınlarda en sık görülen yakınmalardan biridir. Memede sızlama, yanma, batma gibi çeşitli şekillerde tarif edilir ve hassasiyet ile birliktelik gösterir. Ağrı bazen aralıklı olup menstrual döngü (adet döngüsü) ile ilişkilidir. Adetlerden önce başlayıp sonra azalarak geçer. Bazen de devamlı olup hastanın hayat kalitesini düşürecek kadar şiddetli de hissedilebilir.
Meme ağrısı sıklıkla menopoza girmemiş kadınlarda görülmekle birlikte menopoz sonrasında da şikayete neden olabilir.
Meme ağrısı genellikle kanser dışı nedenlere bağlıdır. Meme kanserinin sadece meme ağrısı ile belirti vermesi çok çok nadirdir (yaklaşık binde 5-7). Buna rağmen birkaç adet döngüsü boyunca geçmeyen ve menopozdan sonra ortaya çıkıp devam eden ya da hastanın hayat kalitesini düşürecek kadar şiddetli olan meme ağrısının hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.
Meme ağrısının nedenleri nelerdir?
Meme ağrısının nedenini tam olarak belirlemek genellikle mümkün değildir. Aşağıdakilerden biri veya birkaçı meme ağrısına neden olabilir:
- Üreme hormonları (Genellikle döngüsel meme ağrısından sorumludur)
- Fibrokistik memeyapısı
- Meme dokusu dışından kaynaklanan ağrı (göğüs kafesi, göğüs kasları, kalp, vb)
- Kullanılan ilaçlar (Örneğin: Doğum kontrol hapları, adet geciktiriciler, bazı antidepresanlar, vb)
- Büyük meme yapısı
- Geçirilmiş meme cerrahisi ve/veya radyoterapi
- Meme enfeksiyonları
- Yağ asidi dengesizliği (hormonal yanıtı değiştirebilir)
- Fazla kafein tüketimi
- Stres
Tanı için ne yapılır?
- Hekim tarafından yapılan meme muayenesi
- Mamografi
- Meme ultrasonografisi
- Meme biyopsisi
Meme için yapılan görüntüleme teknikleri hastanın yaşına, fizik muayene bulgularına ve risk durumuna göre seçilir. Eğer hekim şüpheli bir bulguya rastlarsa o zaman şüpheli lezyona kalın iğne biyopsisi yapılması gerekir. Her hastaya her tetkikin ve biyopsinin yapılması gerekli değildir.
Nasıl tedavi edilir?
Meme ağrılarının çoğu hiçbir tedaviye gerek olmaksızın kendiliğinden geçer. Bazen hekiminiz şu tedavilerden birini veya birkaçını önerebilir:
- Altta yatan hastalığın tedavisi (örneğin enfeksiyon varsa antibiyotik tedavisi verilir)
- Sistemik (ağızdan alınan) veya topikal (ağrıyan yere sürülen) ağrı kesici ilaçlar
- Doğum kontrol haplarının yeniden düzenlenmesi
- Menopoz için kullandığınız ilaçlara ara verilmesi
- Danazol / tamoksifen (bu ilaçlar yüksek yan etki nedeniyle çok tercih edilmez)
- Evening primrose oil
- E vitamini kapsülleri
Meme ağrısı azaltmak için öneriler:
- Sıcak veya soğuk kompres uygulayın
- Doğru sütyen bedenini kullanın. Gerekirse profesyonel yardım alın.
- Egzersiz yaparken veya uyurken sporcu sütyeni kullanın.
- Kafein tüketimini kısıtlayın.
- Az yağlı yiyecekler tüketin. Trans yağlar kullanmayın.
- Rahatlatıcı aktiviteler deneyin (yürüyüş, yoga gibi)
Fibrokistik Meme
Fibrokistik meme ne demektir?
İçinde sıvı dolu boşluklar, fibrozis adını verdiğimiz bağ dokusu artışı ve adenozis denilen süt bezlerindeki büyüme ile karakterize olan değişikliklere fibrokist denilmektedir. Eskiden fibrokistik hastalık terimi kullanılırken artık bu durumun bir hastalık olmadığı kabul edilmiştir. (Şekil 1)
Kadınların yaklaşık yarısı hayatlarının bir döneminde fibrokistik değişiklikleri yaşarlar.

Fibrokistler neden oluşur?
Kesin olarak nedeni bilinmemekle birlikte menstrual döngüdeki hormonal değişiklikler ve meme dokusunun verdiği yanıtın neden olduğu düşünülmektedir. En sık 20-50 yaş arasındaki kadınlarda görülür.
Belirtileri nelerdir?
Çoğu kadında belirti olmazken bazı kadınlar memelerde hassasiyet, ağrı ve ele gelen sertliklerden yakınırlar. Özellikle bu şikayetler adet görmeden önceki günlerde artış gösterebilir. Genellikle memelerdeki değişiklikler iki taraflıdır. Daha nadiren meme ucundan sarı/yeşil veya kahverengi renkli akıntı gelebilir.
Fibrokistler kansere dönüşür mü?
Fibrokistlerin saptanması hastanın kanser riskini artırmaz. Buna rağmen hekim kontrolü önemlidir. Çünkü bu tip memeleri değerlendirmek zor olabilir ve kanserin erken belirtilerini gözden kaçırmak kolaylaşır.
Hekime ne zaman başvurmalı?
- Memede ele gelen yeni bir kitle fark edilirse
- Daha önce kist olduğu düşünülen bir kitle aniden büyürse
- Adet dönemi geçtikten sonra bile ağrı devam ediyor veya artıyorsa
- Memede sıra dışı bir değişiklik ortaya çıkmışsa
- Kanlı meme ucu akıntısı mevcutsa
Tanı nasıl konulur?
Hekim meme muayenesi yapıp değişiklikleri değerlendirdikten sonra yaşınıza, bulgulara ve şüphe derecesine göre testler ister. Bazı durumlarda ele gelen kitleyi değrelendirmek için hem mamografi hem ultrasonografi istenirken genellikle 30 yaş altında sadece ultrasonografi yeterlidir.
Ultrasonografide kitlenin kist (sıvı içerikli) mi olduğu veya katı (hücrelerden oluşan) mı olduğu anlaşılır. Nadiren kist içeriği yoğun ise hücre dolu gibi değerlendirilip yakın takip veya biyopsi gerekli görülebilir.
Nasıl tedavi edilir?
Memenin fibrokistik yapıda olması tedavi gerektiren bir durum değildir. Bazen kist büyükse ve ciddi ağrı yapıyorsa kist içindeki sıvı iğne yardımı ile boşaltılır. Bu işlem risk içermez ve hastanın hızla rahatlamasını sağlar.
Nadiren kistik yapının içinde hücrelerden oluşan bir oluşum görülür. Bu durumda kesin tanı için hücrelerden oluşan kısımdan biyopsi yapılır. Şüphe derecesine göre bu alan cerrahi olarak çıkarılabilir.
Fibrokistik meme belirtilerini rahatlatmak için kullanılan ilaçlar arasında ağrı kesiciler veya antiinflamatuar ilaçlar sayılabilir. Nadiren hormonal düzeni modüle eden ilaçlara ihtiyaç duyulabilir.
Alternatif tıp için “evening primrose oil” veya E vitamini kapsüllerinin fayda sağlayabileceği bildirilmiştir.
Meme ağrısını rahatlatmak için yaşam şekli önerileri:
- Doğru sütyen bedenini kullanın. Gerekirse profesyonel yardım alın.
- Egzersiz yaparken veya uyurken sporcu sütyeni kullanın.
- Kafein tüketimini kısıtlayın.
- Az yağlı yiyecekler tüketin. Trans yağlar kullanmayın.
- Kullandığınız hormonal ilaçlar veya gıda takviyeleri konusunda doktorunuza bilgi verin.
Fibroadenom
Fibroadenom nedir?
Memenin en sık görülen iyi huylu tümörüdür. Fibroadenomlar hücrelerden oluşur ve içi sıvı dolu olan meme kistlerinden farklılık gösterir.
Fibroadenom hakkında bilmeniz gerekenler:
Özellikle üreme çağındaki kadınlarda (20-40 yaş) sık görülür. Nadiren daha ileri yaşta da ortaya çıkabilir. Bazı kadınlarda birden fazla sayıda ve her iki memede fibroadenom gelişebilir.
Bazıları sadece ultrasonda saptanırken, bazıları muayene sırasında ele gelir. Elle muayenede düzgün sınırlı, meme dokusu içinde kolayca hareket eden lastik kıvamında kitlelerdir.
Fibroadenomlar kansere dönüşür mü?
Fibroadenomların kansere dönüşme ihtimali yok denecek kadar azdır. Çok çok nadiren kanser öncülü lezyonlar içerebilirler.
Bir kadında fibroadenom saptanması kanser riskini artırmaz. Burada önemli olan fibroadenomu oluşturan hücrelerdeki üreme kabiliyetidir. Öte yandan fibroadenom olarak düşünülen her kitlenin % 5 civarında başka patolojiler olabileceği akılda bulundurulmalıdır.
Muayene veya tetkik sırasında fibroadenom saptanırsa ne yapmak gerekir?
Memede fibroadenoma benzeyen bir kitle saptandığı zaman, hasta detaylı değerlendirilir ve yüksek olasılıkla fibroadenom düşünülüyorsa 6 aylık süreler ile takibe alınır. Eğer kitlede büyüme yoksa ve formu değişmiyorsa 2-3 yıl 6 ay aralıklar ile takip edilir.
Ancak kitlede büyüme görülürse veya kanser şüphesi varsa o zaman kitleden kalın iğne (“trucut veya core”) biyopsisi yapmak gerekir. Kesin tanı hücrelerin mikroskop altında patolog tarafından incelenmesi ile konur. Patoloji sonucuna göre takip veya cerrahi müdahale kararı verilir.
Fibroadenomların gelişmesini önlemek mümkün mü?
Fibroadenomların gelişmesini önlemek mümkün değildir. Ayrıca fibroadenomlara biyopsi yapılması veya cerrahi müdahale ile çıkarılması yeni fibroadenomların oluşması veya kanser gelişmesi açısından risk oluşturmaz. Hasta doktorunun belirlediği şekilde takip edilir.
Fibroadenomlara ne zaman müdahale edilir?
Takipler sırasında hızlı büyüyen, şekil değiştiren, sınırları düzensiz olan, meme dokusu içinde hareket etmeyen, 25-30 mm’nin üzerine çıkan veya biyopsi sonucunda kesin olarak fibroadenom tanısı konulamayan 35 yaş üzerindeki hastalardaki kitlelerin çıkarılması önerilmektedir.
Cerrahi girişim ile çıkarılan kitlelerde en sık rastlanan fibroadenom dışı patolojiler filloides tümörler, intraduktal papillomlar veya diğer iyi huylu tümörlerdir.
Fibroadenom tanısı kesin olsa bile hastada fiziksel deformite, rahatsızlık veya stres gelişmişse müdahale yapılabilir.
Cerrahi dışı tedavi olarak kriyoablasyon ve ultrasonografik ablasyon gibi teknikler bazı hastalarda uygulanabilir.
Memede saptanan her kitleye cerrahi müdahale yapmak doğru değildir. Gereksiz yapılan her müdahalenin hastada fiziksel ve psikolojik stres oluşturacağı, maddi ve kozmetik kayıplara neden olacağı unutulmamalıdır.
Duktal Ektazi
Duktal ektazi nedir?
Duktal ektazi ya da periduktal mastit denilen durum memedeki süt kanallarının genişlemesi ve duvarının kalınlaşması ile oluşur. Menopoza yaklaşan kadınlarda daha sık görülmekle birlikte menopozdan sonra da görülebilir.
Tanı nasıl konulur?
Tanı genellikle başka meme problemleri nedeniyle alınan biyopsi sırasında konur. Bazen yapışkan yoğun kıvamlı, yeşil renkli ya da siyaha yakın koyu renkli meme başı akıntısı görülebilir. Bunun nedeni süt kanallarında dökülen hücreler ve duvar kalınlaşması nedeniyle oluşan tıkanıklıktır. Bazen meme başında hassasiyet ya da kızarıklık gelişebilir. Kronik inflamasyon (yangı) nedeniyle meme ucunda içeri çökme hatta memede ele gelen sertlik görülebilir. Bu durum meme kanseri ile karışmasına neden olur. Meme kanseri ihtimalini elemek için bu şikayetleri olan her hastanın mamografi, meme ultrasonografisi ve meme biyopsisi ile değerlendirilmesi gerekir.
Nasıl tedavi edilir?
Duktal ektazi şikayeti olmayan hastada tesadüfen saptandığı zaman tedavi gerekmez. Bu hastalarda kanser riski diğer kadınlara göre daha fazla değildir. Bu nedenle özellikli takip gerektirmez. Rutin kontroller yapılır.
Hastada ağrı, kızarıklık, şişlik ve hassasiyet gibi şikayetler varsa antibiyotik tedavisi başlanması, ılık kompres uygulaması rahatlama sağlar. Eğer uygun tedaviye rağmen hastanın şikayetleri devam ediyorsa problemli süt kanalını içeren bölgenin cerrahi olarak çıkarılması en son baş vurulan tedavi yöntemidir.

